loader
Eyvah Kızım Ergenlik Dönemine Mi Girdi? | Delikli Çınar

Eyvah Kızım Ergenlik Dönemine Mi Girdi?


Ergenlik, çocukluk çağından çıkıp, yetişkinliğe ilk adımı atma dönemidir. Bu dönemde bedensel, zihinsel, psikolojik ve sosyal açıdan köklü değişimler göstermeye başladığı ortalama 12–23 yaş evresini kapsayan dönemdir. Halen yaş olarak kesin sınırlar çizilememekte olup, bilimsel araştırmalarda henüz buna açıklık getirememiştir.

  Ergenliğe giriş yaşı; genetik, kültürel, ırk, sosyal şartlar, ekonomik düzey, coğrafi şartlar ve beslenmeye göre değişiklik göstermektedir. Kızlarda 9–10 yaşında başlayan bu değişim 18 yaşına kadar devam eder. Ergenlik sıcak ülkelerde daha erken, kırsal kesimlerde daha geç başlamaktadır. Bu durum ırk farkı, kültür farkı ve daha kapalı bir aile yaşam tarzının olmasıyla açıklanır.

  Kızlar ergenlik dönemine erkeklerden yaklaşık olarak iki yıl önce girer. Bu büyüme ve gelişim sürecinin gerçekleşmesi, vücuttaki değişimler, kişinin kendisinin hissetmesi ve hazırlamasıyla mümkün değildir. Vücut hazır olduğunda, gelişim süreci tamamlandığında ergenlik başlar.

  Kızlarda ergenlik, fiziksel değişimleriyle öncelikle göze çarpar. Vücut ağırlıkları artar, boyları uzar. Göğüsler belirginleşmeye, adet kanaması ve kıllanma başlar. Hormonal değişiklikler de başladığı için ciltte yağlanmalar ve sivilceler de oluşmaya başlar. Hormonların etkisiyle hızlı bir gelişim göstererek,  duygu ve davranışların yanında psikolojik yapıların da da değişim gösterdikleri ve küçük kız çocuğu kimliğinden çıkıp genç kızlık kimliğine geçiş yaparlar.

  Ergen, bedenindeki fiziksel değişimleri öncelikle kendisinin kabul etmesi gerekir. Bu kimliğini kabul ederek yeni bir ortama girdiğinde özgüveni yerinde olması, vücudundaki değişikliklerden utanmaması gerekir. Aynaya baktığında yeni bir ‘ben’ ile karşılaştığında, kendisine bile yabancıdır. O yüzden ergen, bu dönemlerde adaptasyon sorunu yaşayabilir. Ergen bu dönemde; aşırı duygusal, sinirli, kaygılı, sebepsiz ağlama nöbetleri, korku, merak, üzüntü, sevinç duygularını daha yoğun hissederler ve coşkulu biçimde yaşarlar, yaşarken de gözle görülür biçimde farklılık olduğunu sizde fark edebilirsiniz.

  Bu dönemden önce ergene, anne ve babası bilgi vermesi gerekir. Ancak daha önce anne ve babasından bilgi alamayan, ergenlikle ilgili değişimleri konuşamayan genç, vücudundaki bu değişimleri yaşadıktan sonra ergenlikle ilgili merak ettikleri soruları anne ve babasına yöneltemez, utanır. Bu merakını da çeşitli yayın organlarından ve arkadaş çevresinden gidermeye çalışır. Bu merakını da çok da açık bir şekilde dile getiremez gizli saklı yapmaya çalışır. Oysa arkadaşlarında ergenlik hakkında ergen kadar bilgisi vardır ya da hiç yoktur. Çünkü onun yaşadığı fiziksel ve duygusal değişimleri o da yaşamaktadır. Belki o bu dönemi hiç yaşamamaktadır ya da daha zirvede yaşamaktadır. O yüzden arkadaşlar bilgi almak için değil paylaşmak için vardır. Ergenin hem cinsi ebeveyni ile konuşması, paylaşması daha doğrudur.

  Kişinin kendisini tanıması, beğenmesi, özgüvenin yerine gelmesi anne- babanın desteği ile olur. Anne- babanın bu dönemde ki en büyük rolü çocuklarının kimliğinin oturmasını sağlamaktır. Ergen, ‘Ben Kimim?’ Sorusuna aynaya baktığında cevap verebilir hale gelebilmelidir.

   Anne- babalarda kızların ergenlik dönemlerinde; kaygılı, endişeli olabiliyorlar. Kendi çocuklarını tanıyamaz hale geliyorlar, hem fiziksel açıdan hem de duygusal- davranış açısından. Bu değişim ve gelişim onların gözlerinin önünde olup bitiyor. Küçük kızları ellerinden kayıp gidiyor yerine; asi, hırçın, öfkeli, söz dinlemeyen, onları beğenmeyen bir genç kız geliyor. Öncelikle aile kızlarının büyüdüğünü fark etmeli. Her yere birlikte gittikleri, bütün sözlerini dinledikleri kızları yok artık. Aile eskisi gibi yaşamalarını beklememeli kızlarından bu her iki tarafa da haksızlık olur.

    Kızların ergenliğinde daha fazla yardımcı olacak, yanında olacak kişi annedir. Anne ye çok fazla görev düşüyor bu dönemde. Anne kızına koşulsuz sevgi ile yaklaşmalı, çok meraklı görünmemeli ve her şeyi sorgulamamalı ve en önemlisi de emir verici cümlelerle konuşmamalıdır. Emir değil rica edin, bu dönemde lütfen önemli kelimelerden.

Örneğin; ‘ Arayan kim, mesaj atan kim, gece neden geç yattın, odanın ışığı açıktı, yemeğini ye, dersini çalış’ !! Gibi söylemlerden mümkün olduğunca uzak durmalıdır. 

  Anne kız arasında ne yaşanırsa yaşansın yaşanılanlar karşısında sakin ve dik durabilmeyi başarabilmedir. Kızına güvenmeli ve kızının da ona güvenmesini sağlaması gerekir. Bir sorunu olduğunda, ‘Acaba babam duyar mı?’, ‘Annem kızar mı?’, ‘ Tepkileri ne olur?’  gibi düşünceleri olmadan gelip anlatmasına fırsat veren siz olun. Kızlarıyla çatışmaya girecek konulardan  tartışma yaşamamaları gerekir. Onun yerine kararlar almak ve uygulamaya geçmek yerine, karar aşamasında kızınızın yanında olup ona destek olmalısınız.

  Anne hiçbir zaman kızıyla arkadaş gibi olamaz, olmayı da beklememelidir. Anne, annedir bütün dertlerini, sıkıntılarını annesine değil arkadaşına anlatmak onlarla paylaşmak ister. Çünkü paylaşmak için arkadaşı vardır. Bu durumda annenin anlayışlı, sabırlı olması gerekiyor. Bura da anneye düşen görev kızıyla dost olmayı başarabilmek, güven duygusunu kazanması gerekir.

  Anne kızına eleştirici tavırla yaklaşmaması gerekiyor. Yaptığı hataları ve başarısızlıklarını eleştirmeden yaklaşın ‘Sen bunu yapamadın’, ‘ Sen başaramadın’, ‘ Sen kazanamadın’ gibi söylemleri kullanmayın çocuğun kişiliğine saldırılarda bulunup suçlamaya geçmeyin. Güçsüz yönlerini, başarısızlıklarını ortaya çıkarmak yerine güçlü yönlerini görüp başarılarını destekleyip onu ödüllendirin. Ama bunu abartmadan yerinde ve zamanın da yapın. Kızınızı sevdiğinizi ve değer verdiğinizi belirli aralıklarla mesajlar halinde verin. Siz de kendinizden bir şeyler paylaşın konuşun ki o da sizinle bir şeyler paylaşsın.

  İnsanların hata yapabileceğini, bazı durumlarda ve konularda başarısız olabileceğini lütfen siz de unutmayın çocuğunuzda unutmasın. Çok zor gibi gözükse de mutlaka geçecek bir dönem, ne kadar uzun süre sıkıntı yaşayacağınız size bağlı. Dönemin sihirli kelimeleri korkmayın ve unutmayın sizde bu evrelerden geçtiniz, ama öyle ama böyle zaman değişti, bizim zamanımızda… Dediğinizi duyar gibiyim. Evet, zaman her dakika değişiyor ve bizi de değiştiriyor ama hiçbir şey orijinden ayrılmıyor,  ne olma potansiyelimiz varsa o olduk, kızınızın ne olma potansiyeli varsa o olacak ama sizin desteğinizle…

 Zaman değişir, yeni sorunları ve yeni çözümler getirerek. Panik yok.


Yorum Yap