loader
Yasin Öztürk'ten çarpıcı iddia! | Delikli Çınar

Yasin Öztürk'ten çarpıcı iddia!

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk ile seçim çalışmalarını konuştuk. Röportaj sırasında Öztürk çarpıcı bir iddiayı dile getirerek, Denizli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışan 4 bin taşeron işçinin asgari ücretin altında maaş aldığını söyledi. 


Yasin Öztürk'ten çarpıcı iddia!

İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk'le röportaj yapmak için randevu talebimi ilettim, haber bekliyorum. Sonunda haber geldi, Yasin Öztürk'le İyi Parti İl Başkanlığı'nda buluştuk. Güzel bir sohbet ettikten sonra, başladık röportaja ama zaman kısıtlı, ne de olsa seçim dönemi. Yasin Öztürk de ben de Çivrilli olunca sohbet biraz tarım ağırlıklı oldu sanki... Aklımdaki soruların geneli sordum, Yasin Öztürk de cevapladı.

Ayşe Selçuk Kağ: Geçen hafta Millet İttifakı ilk ortak mitingini Denizli'de düzenledi. Siz de oradaydınız, mitingin Denizli'ye yansıması nasıldı?

Yasin Öztürk: Mitingimiz çok güzeldi. Özellik anlamında da Genel Başkanlarımız Türkiye genelinde ilk kez ortak mitingi burada düzenlediler. Mitingdeki kalabalık Cumhuriyet Halk Partisi ve İYİ Parti'nin birlikteliğinin sağlandığının göstergesi. Bu uyum tabanda devam ettiği sürece, 31  Mart seçimlerinden başarıyla çıkacaağımızı düşünüyorum. Meral Akşener'in burada söylediği sözler, yukarıda rahatsızlık yarattı ve ses getirdi. Söylediği sözler anlamında geçmiş dönemde kendilerinin söylediği sözlere, atfen konuştukları cümleleri burada tekrarlaması umarım, bu kişilerin aklını başına getirmiştir. Çünkü bir Cumhurbaşkanı her ne kadar bir partinin genel başkanı olsada, ettiği yemine bağlı kalarak ülkedeki vatandaşlarını ötekileştirmez. Kendisine ve ittifakına oy vermeyen kişileri karşısında görüp ayrıştırıp, kutuplaştırarak bir ülke yönetilmez. Bu ülkenin birlik içinde yönetilmeye ihtiyacı var. CHP'ye oy veren 11 milyon seçmeni, İYİ Partiye oy veren 5 milyon seçmeni, Saadet Partisi ve Demokrat Parti'ye oy veren seçmenleri,  toplamda 35-40 milyon seçmeni dışlamayan söylemler hoş değil. Tabiki kendi twitter sayfasında bile bizim ittifakımızı 'illet, zillet' gibi ifadelerle hem ötekileştirip hem  Millet İttifakı'na oy veren, aday olan meclis üyesi ya da belediye başkanı adayı olan arkadaşlarımızın farklı mecralarda  hizmet ettiğini söylemek, büyük bir gaflettir. Çünkü bu seçim bir yerel seçim. Yerelde seçilen, iktidar dışındaki partili yöneticiler, bu şehre daha iyi hizmet için çalışıp mücadale eder. Mitingimizin kalabalığı ve heyecanından biz de çok iyi enerji aldık. Bu enerjiyi seçime de yansıtıp 31 Mart Yerel seçimlerinden başarıyla çıkacağımıza inanıyoruz.

İlçelerde de Millet İttifakı Kaynaşmış Durumda

Gördüğüm kadarıyla ittifak ilçeler bazında da kaynaşmış durumda. İlçelerde de seçimlerden başarıyla çıkacağız.

Ayşe Selçuk Kağ: Seçime kadar Denizli'desiniz  ve seçim çalışmalarına ağırlık vereceksiniz. Nasıl bir seçim çalışma programınız var?

Yasin Öztürk: Seçim çalışmasında merkeze yoğunluk vermedik henüz. Önceliğimiz kırsal ve ilçelerimiz. Son 15 günde Pamukkale ve Merkezefendi ilçelerimize yoğunluk vererek seçim çalışmamazı tamamlamayı planlıyoruz. Seçime kadar sahada olacağız. Adayımızla birlikte çalıştığımız zamanlarda olacak, ayrı çalıştığımız zamanlarda. Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi ile birlikte çalıştığımız zamanlar da olacak. İki parti arasında çok güzel bir uyum var. Sadece kendi adayımız olan yerlerde değil, CHP'nin adayının olduğu ilçelerde de çalışma yapacağız. Büyükşehir adayımız kırsalı bitirmek üzere, ben 10 gün kırsalda, 10 gün merkez ilçelerde olacağım. 7 gün 24 saat çalışacağız.

Ayşe Selçuk Kağ: Projelerinizden bahseder misiniz?

Büyükşehirde Şuan da Gereksiz Harcama ve Aşırı İsraf Var

Yasin Öztürk: Seçimden sonraki dönemde Denizli'nin en büyük sorununu üretim olduğunu, işsizlik olduğunu, trafik olduğunu biliyoruz. Yine en büyük sorunun özellikle belediyecilik anlamında gereksiz harcama ve aşırı israf olduğunun farkındayız. Bu anlamda 3 ay içinde gerekli tedbirleri alarak, yeniden yapılanmayı sağlayarak, 3 ay sonrasında vatandaşlarımıza çok iyi hizmetler vereceğimizi göstereceğiz. Önce sistemin içindeki sıkıntıları çözeceğiz, sistemin içindeki delikleri tıkayacağız, sisteme zarar veren unsurları saf dışı bıraktığımızda, aşırı harcamaları  ve israfı önlediğimizde, bu tasarruflar vatandaşa hizmet olarak yansıyacak.

"Önceliğimiz Huzur ve Refah"

Bizim uçuk, kaçık projelerimiz yok. Toplumun içinde sıkıntı olan işsizlik, trafik ve otopark sorunu, sosyal yardımlaşma gibi konulara kalıcı çözüm bulmak zorundayız. Seçimden seçime değil, vatandaşa direk yansıyacak, vatandaşa huzur ve refah anlamında  faydalı işler yapacağız. Projelerimizden biri  raylı sistem. Zeybekci döneminde gündeme getirilmiş ama projesi dahi yapılmamıştır. Öncelikle Organize Sanayi Bölgesine, oradan Çardak Havalimanı'na kadar, oradan bir çatalla Pamukkale'ye kadar gidecek. Bu projeyi yapmak için kaynak Belediyemizin iç bünyesinde var. Ama bugünkü yönetimde yapılan israflar nedeniyle başlayamadılar bile. Biz 6 ay içinde projesini tamamlayıp, 1 yıl içinde temelini atacağız.

Sonuçta büyükşehiriz ilçeleri de kapsayan bir yapımız var. Büyükşehir Denizli'nin en büyük şirketi. 10 bine yakın çalışanı var. Bu çalışanlarla gerekli verimliliği sağlayarak üretime dönmemiz gerekiyor. Bu anlamda 3 kademeden başlayacağız, sanayi, tarım ve turizmle.

"Çiftçinin Ürününün Değer Kazanmasını Sağlayacağız"

Kırsaldaki çiftçimizin ürününün değer kazanmasına katkıda bulunacağız. Pamukkale'yi iç ve dış turizmde öne çıkartacağız. Sanayileşmede fasoncu zihniyetten çıkıp markalaşmaya doğru sanayicinin önünü açacak, bu anlamda kendilerine destek sağlayacak çalışmalar yapacağız.

Belediye olarak istihdam sağlayarak, üretim sağlayarak, her kim olursa olsun, siyasi görüşü ne olursa olsun belediyecilik hizmetleri konusunda her türlü kolaylığı sağlayacağız.

İstihdam konusunda liyakata önem vereceğiz. İşi kendi partililerimiz, yandaşlarımıza değil, işini layığı ile yapan, o işin ehli olanlara insanlara vereceğiz.

Büyükşehirde 4 bin Taşeron İşçi Asgari Ücretin Altında Çalışıyor

Belediyede işini düzgün şekilde yapanlarla çalışmaya devam edeceğiz. Büyükşehirde şuan 4 bine yakın taşeron işçi var. Yapılan sözleşme ile bu işçilere yüzde 4 zam verildi. Asgari ücrete verilen zam bundan çok çok daha yüksekti. Yüzde 20'ye yakındı. Bu işçilerimizin maaşlarını iyileştirerek, herkesin eşit maaş almasını sağlayacağız. İnsanlarımız işsiz kalma korkusuyla bu zammı kabul ediyor. Dışarıdaki esnaf asgari ücretin altında maaş veremezken, yarı resmi bir kurum olan belediye asgari ücretin altında işçi çalıştırıyor.

"Üretim Kooperatifleri Kuracağız"

Kırsalda kooperatifçilik teşvik edilecek. Köylüler kendi birliğini oluşturarak fiyat olarak yaşanan sıkıntıları veya 3-5 simsarın elinde olan piyasayı kontrol altına alınacak. Gerekirse son nokta olan tüketiciye belediye vasıtasıyla ulaştıracağız. Aradaki 2-3 aracıyı ortadan kaldırıp hale girene kadar Büyükşehir olarak kooperatiflere destek olacağız.

"Meyveyi depoda bekletmeyeceğiz"

Meyvecilikte örtülü sisteme geçemedik. Niğde bu konuda iyi. Örtülü sistem güneş yanığından, doludan ürünü koruyor. Ürün zarar görmediği için fiyatı korunabiliyor. Mesela elma depolarda kaldı. Bir kurutma tesisimiz yok, elma unu yaapabilecek tesisimiz yok. Ürünü değerlendirecek tarımsal işletmelere önem vermeliyiz. Bu hemdevletin hem de müteşebbislerin olması gerek. Belediye de gerekli alt yapı ve pazarlama desteği vererek çok güzel bir şekilde işlenmiş ürünler satışa sunulur. Mesele belediye Çivril'deki elma üreticilerini Niğde ve Isparta'ya götürerek orada elma tesislerini gezdirerek hem tarımsal mücadele anlamında hem endüstriyel tarım, hem ürünün işlenmesi anlamında bilgi sahibi olmuş olurlar. Bu eğitim amaçlı geziler sonunda birkaç üreticimiz mutlaka müteşebbis olarak ürünü işleyip değer kazandırarak satışa sunacaktır. Ürünümüz depolarda beklemek zorunda kalmaz. Bizim ürün işleme tesisleri konusunda çalışmalarımız olacak.

Çiftçiye verilmesi gereken 14 Milyar lirayı başka yerlere harcadılar

Ayşe Selçuk Kağ: Geçen hafta CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu 'çiftçinin zor durumda kan ağlıyor' dediğinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan itiraz etti ve çiftçilere desteklerden bahsetti. Tarımı konuşuyorken bu bağlamda bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Yasin Öztürk: Çiftçilerimiz zor durumda, bizim çiftçilere destek olacağımız projelerimiz var. Tarım konusu çok geniş bir konu. Ürünlerle bağlantılı anlatayım bunu. Elmadan bahsettik, depolarda kaldı. Ayçekirdeği son birkaç senedir Çin çekirdeğinden dolayı kan ağlıyor. Çiftçimiz zor durumda, girdi maliyetleri çok yüksek. Biz çiftçilerimiz Ziraat Odaları aracılığıyla tohum teşviği, çiftçiyi eğitme, sulama desteği sağlayacağız. Sulama birlikleri kapatıldığı için sulama ücretleri de çok arttı. Devlet bütçenin yüzde 1'ini çiftçiye vermek zorunda kanunen. Geçen sene yüzde 1'lik rakam 26 milyara denk geliyor. Ama devlet geçen yıl tarıma ayırdığı, çiftçiye verdiği para 11 milyar lira. Aradaki 14 milyar parayı çiftçiye vermek yerine başka yerlerde kullandılar. Çiftçilerimiz bilgi sahibi olmadıkları için kendi haklarını arayamıyor. Çiftçilerin haklarını arayacak olan yine biz siyasetçileriz. Bu yasal hakları olan maddi desteğin çifkçiye verilmesini sağlamalayız.

Yerli Tohum Seferberliği Başlatılmalı!

Çiftçiye teşvik verilmesi bahaneysiyle hibrit tohumlar dağıtıldı ve malesef kendi yerli tohumumuzu, ata tohumumuzu kaybettik. Vakit kaybetmeden yerli tohum seferberliği başlatılmalı. Tarım Bakanlığı, İl Müdürlükleri ve ziraat odaları aracılığıyla yerli tohumumuza sahip çıkıp, geliştirip yeniden yerli tohumumuzu çiftçilere dağıtmalı, yerli tohuma teşvik etmelidir.

Kanada Kırmızı Mercimeği Türk Tohumundan Yetiştirdi

Kanada şuan kırmızı mercimek konusunda sektöre hakim. Ama Kanada'da 20 sene önce kırmızı mercimek yoktu, Türk tohumundan ürettiler. Ülkemizde kırmızı mercimek üretimi azaldı. Biz kendi tohumumuzu koruyamamazken, elin yabancısı bizim tohumumuzu labaratuvarında geliştirerek kendi ülkesinde uzun vadeli üretim yaparak dünya piyasasına hakim oluyor.

Kırsal kesimde neredeyse kimse kalmadı, yaşlılar var. Gençler ekim yaptığı üründen para kazanamadığı için şehir merkezine göçüyor. Denizli'de nüfusun yüzde 66-67'si şehir merkezinde yaşıyor. Zamanla iş hayatının yoğunluğuyla köyle bağlantı kopuyor. Bundan sonraki kuşak, yani bizim çocuklarımız artık mercimeğin, nohutun bitkisini göremeyecek. Görse ne olduğunu bilemez. Bu anlamda belediye olarak ülkemizde yetiştirilen bu ürünleri yetiştirmek amacıyla değil, gençlerimizin tanıması bilmesi, toprakla bütünleşmesini bilmesi amacıyla bahçeler oluşturup etkinlikler yapacağız.

Ayşe Selçuk Kağ: Biraz da sanayiye değinelim bu konuda neler yapmayı planlıyorsunuz?

Yasin Öztürk: Mevcut organize sanayi iyi durumda, bunun dışında Çardak Organize Sanayi uzun süre atıl kaldı. Yeni yeni yatırımcılar gelmek üzere ancak ekonomik ortam bunu geciktirdi. Ayrıca Makine sanayicileriyle ilgili yeni bir organize sanayi bölgesi kurulacak. Sanayicilik zor iştir, sürekli yenilek gerektirir. Sanayicinin üretmek zorunda olduğu bir ortamdan geçiyoruz. Bu ürünü yurtdışına satmak zorunda. Yurt dışından gelen alıcılar, ülkede istikrar olmadığında bir güven ortamı olmadığında temkinli yaklaşır. Geçmişte kriz olup döviz yükseldiğinde en azından ihracatımız yükselirdi. Çünkü yabancı yatırımcılar malı ucuza alırdı, şuan ihracatımızda beklenen seviyede yükselmiş değil.

"Fasonculuğu Bırakıp Markalaşmalıyız"

Enerji maliyetleri sanayicileri çok etkiliyor. Sanayicilere destek olmalıyız. Denizli'deki müteşebbis kişilere uygun ortamı oluşturup destek vermeliyiz. Son 5-6 senede yeni yatırım yok gibi bir şey. Krizden dolayı birçok şirketimiz konkordato ilan etmiş durumda. Konkordato ilan eden işyerlerinde işçi çıkartmalar olduğu için doğal olarak işsizlik artıyor. Acil bir şekilde destek olup, toparlanmaya yardımcı olmak gerekiyor. Denizli sonuçta bir sanayi şehri, en büyük sıkıntımız aslında markalaşamamamız, markalaşamadığımız için de kendi ürünlerimizi yüksek değerde satışını sağlayamamamız, üniversite sanayi işbirliği tam olarak oluşmuş değil. Bu anlamda yeni ürünlere, endüstri 4.0'a önem vermek zorundayız. Biz hala bu işi ne yazık ki fasoncusu boyutunda kalıyoruz. Buradaki üretici her türlü riski, sıkıntıyı yaşıyor. Dışardaki alıcı, buradaki üreticiden daha fazla kazanıyor. Sanayici ile bürokrasi arasında köprü kurarak sanayiciye destek olacağız.

Ayşe Selçuk Kağ: Az önce 'konkordato ilan eden firmalardan işçi çıkarıldığı için, işsizliğin daha da arttığı' söylediniz. Geçen haftalarda siyasi parti adayları arasında 'işsizliği çözmek belediyenin işi değil' tartışması yaşandı. Sizin bu konuda bakış açınız nedir? Belediye işsizliğe çözüm bulabilir mi?

Yasin Öztürk: Bir örnek vererek işsizliği belediyeciliğin olumsuz yönde nasıl etkilediğine değinmek istiyorum. Çamlık Caddemizde Belediyenin kaç iştiraki var? 6 ya da 7 tane. Belediye buralara kira mı ödüyor, hayır. Ama hemen yanıbaşındaki esnaf çok yüksek bedelle kira ödüyor. Esnaf yüksek kira ödeyerek karşısında onunla aynı işi yapan belediye, bu esnafın işini zayıflatıyor. Belediye iştiraki nedeniyle onunla mücadele ederken, 3 işçi çalıştıracağına 1 işçi çalıştırıyor. Bu işsizliği olumsuz etkilemiyor mu?

Pamukkale Belediyesi'nin yaptığı Seyir Tepesi yapılırken bir iş kazası yaşandı. Sigortasız çalışan, çalışma izni olmayan yabancı uyruklu iki kişi hayatını kaybetti. Bunların yabancı diye demiyorum olaya dikkat çekmeye çalışıyorum yanlış anlaşılmasın.  Sen devlet olarak ne kadar taşeron olsada, denetimini yapmadın, çalışma izni olmayan kişileri çalıştırdın. Devlet bunu denetlemezse, çalışma gereken kişilerin çalışmasını sağlamazsa işsizliği nasıl çözecek?

Ev Hanımlarına İş Projemizi 31 Mart'tan Sonra Açıklayacağız!

Belediyenin 4 iştiraki var. Bu iştiraklerinde birçok çalışanı var. Küçük çocukları olduğu için çalışamayan kadınlarımız var. Belediye eliyle, onların evinden çıkmadan, çocuklarına bakarak da yapabileceği iş imkanı sağlayarak, bu işi yaptırıp paketledikten sonra, evinden alıp pazarlayarak satan bir sistem kurulabilir. Böyle bir sistemle kadınlar aile ekonomisine katkı sağlayabilir. Sadece Denizli'de en az 5 bin kadının evinden çalışabileceği bir iştiraki belediye sağlayabilir. Belediye hammaddeyi eve bırakacak, iş bitince işi alıp pazarlayarak satacak. Böyle bir projemiz var. İnşallah 31 Mart'tan sonra Büyükşehir Belediye Başkanımız Ümit Bahtiyar'la birlikte açıklayacağız. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Yorum Yap