loader
B12 Vitamini Eksikliği: Pernisiyöz Anemi Nedir ve Neden Tehlikelidir? | Delikli Çınar

B12 Vitamini Eksikliği: Pernisiyöz Anemi Nedir ve Neden Tehlikelidir?

Pernisiyöz anemi, bütün yaş gruplarını etkileyen ve semptomların herhangi bir zaman diliminde başlayabileceği bir hastalıktır.


B12 Vitamini Eksikliği: Pernisiyöz Anemi Nedir ve Neden Tehlikelidir?

Aşırı yorgunluk, enerjisiz hissetme, kas güçsüzlüğü ve hatta hafıza problemleri gibi semptomlar olarak tanımlanan B12 vitamini eksikliği, aynı zamanda da iyileştirilemeyen sinir hasarı, anksiyete, depresyon ya da denge, koordinasyon ve konuşma sorunlarına sebep olan hastalıklar gibi bir dizi ciddi sağlık problemine de neden olabilir. Tüm bu olasılıkları hesaba katan Dünya Sağlık Örgütü, B12 eksikliğini, milyonlarca insanın yaşamını etkileyebilecek küresel bir sağlık problemi olarak tanımlanıyor.

B12 eksikliği, bazen beslenme biçiminden kaynaklanıyor olsa da, vücuttaki B12 seviyesindeki düşüklüğün en yaygın sebebi; otoimmün bir hastalık olan Pernisiyöz anemidir. B12 seviyesindeki düşüklüğün kronik bir formu olan bu hastalık, eğer tedavi edilmezse uzun vadede sağlık üzerinde ciddi sonuçlara neden olabilir. Dahası, vakanın semptomlarının tipik olarak diğer yaygın vakalardaki semptomlarla benzer olması; hastalığın, genellikle depresyon ve anksiyete şeklinde yanlış tanılanmasına neden oluyor. Öte yandan, vaka, sadece fiziksel sıkıntıya neden olmakla kalmaz, bu kronik durumla yaşamanın damgalanması da ciddi psikolojik hasarlara neden olabilir

B12 vitamini ya da diğer bir ismiyle kobalamin; et, süt ve balık gibi hayvansal ürünlerde bulunan ve suda çözülebilen bir vitamindir. Vejetaryen okurlarımız için de güçlendirilmiş tahıl, ekmek ve bitkisel sütlerde bulunduğunu hatırlatalım. Ancak hayvansal ürünleri tüketmeyen insanların, –eğer hazır alınmıyorsa– B12 eksikliği konusunda risk grubunda olduklarını da belirtelim. Bu riski azaltmak için de, vegan okurlarımıza, bitkisel gıdalarla günlük olarak en az üç mikrogram B12 tüketmelerini veya düzenli bir B12 takviyesi alarak kullanmalarını önerebiliriz.

Bununla birlikte, B12 seviyelerindeki düşüklüğün en yaygın sebebi, Pernisiyöz anemidir. Hastalık, bağışıklık sisteminin midedeki paryetal (organın iç yüzeyini kaplayan) hücrelerin işlevselliğini etkilemesinden kaynaklı; insanların B12 vitaminini işlemesini zorlaştırır. Bu hücreler, vitamin emilimi için önemli olan “intrinsik faktör” denilen bir protein üretir. Pernisiyöz anemi olan insanlar, üretilen herhangi bir intrinsik faktörü imha eden bir antikor üretirler. Böylelikle de, besinlere tutunacak bir intrinsik faktör olmamasından kaynaklı, bu hücreler besinlerdeki B12’yi alamazlar. B12 olmaması durumunda da, vücut, yeteri düzeyde sağlıklı alyuvar hücresi üretemez. Bu durum ayrıca atrofik gastrit denilen ve nihayetinde mide astarını zayıflatan kronik bir enflamasyon nedeniyle de olabilir.

Yaşam Boyu Süren Bir Hastalık

Pernisiyöz anemi, bütün yaş gruplarını etkileyen ve semptomların herhangi bir zaman diliminde başlayabileceği bir hastalıktır. Ancak vaka, 60 yaş üstü insanlarda daha yaygın görülür. Bu yüzden de yaşlı insanların, B12 eksikliği riskini artıran atrofik gastrit geliştirme olasılıkları daha fazladır. Dünya üzerindeki vakadan etkilenen insan sayısı tahmin edilenin çok daha üzerinde olabilir. Bununla birlikte, B12 eksikliğinin seviyelerini güvenilir bir şekilde tahmin etmek zordur, çünkü B12 seviyelerinin eksiklik olarak nasıl sınıflandırılması gerektiğine dair kararlaştırılmış bir tanım yoktur.

Mevcut tanı yöntemleri ile ilgili problemlerin ele alınması için yeni kılavuzlar geliştirilmiştir. Buna göre, bir hastanın semptomları, herhangi bir eksikliğin en iyi göstergesidir. Bununla birlikte, eğer ki test sonuçları ve hastanın belirttikleri arasında bir tutarsızlık söz konusu ise; olası geri dönüşü olmayan hasarları önlemek için hasta yine de B12 ile tedavi edilmelidir.

B12 eksikliği çok çeşitli zayıflatıcı nörolojik ve fiziksel semptomlara neden olur. Pernisiyöz Anemi’nin en yaygın semptomları; yorgunluk, hafıza kaybı ve konsantrasyon problemleridir. Bununla birlikte, hastalığın ilk semptomlarının belirgin ve spesifik olmaması, insanları doğru şekilde teşhis etmeyi de zorlaştırabilmektedir. British Journal of Nursing‘de 2014 yılında yayımlanan bir araştırma, hastalığın neredeyse yarısının yanlış teşhis konulduğunu ortaya koydu. Hastaların %20’si ise, doğru tanı için iki yıl ya da daha fazla bir süre boyunca beklediğini belirtiyor. Birçok hastadaki semptomlar başlangıçta telaşlı bir yaşam tarzına bağlandı ve anksiyete veya depresyon tanısı konuldu.

Vitamin, sinir hücrelerini hasardan koruyan miyelin üretmek için de gerekli olmasından kaynaklı; düşük B12 seviyeleri,  sinir hasarına da yol açabilir. Vücuttaki B12 seviyesindeki düşüklük, başlangıçta ellerde ve ayaklarda karıncalanma ve uyuşukluk veya dengede zorluk gibi semptomlar şeklinde hissedilebilir. Pernisiyöz anemi, tedavi edilmezse; semptomlar zayıflatıcı olabilir ve sinir hasarı geri dönüşümsüz hale gelebilir. Zaten hastalığa adını veren “Pernisiyöz” kelimesi de, vakayı tarihsel olarak ölümle sonuçlanan şekilde tanımlamak için kullanılmıştır.

Tanı ve Tedavi
B12 vitamini eksikliğine zayıf beslenme neden olursa, B12 tabletleri veya hidroksokobalamin enjeksiyonları ile tedavi edilebilir. Eksikliği giderildikten sonra, beslenme biçimi değiştirilerek veya düzenli olarak takviye alarak vitamin seviyeleri yönetilebilir.

Ne var ki; Pernisiyöz anemi hastaları için tedavi yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Örneğin, İngiltere’de, birçok hasta, vitaminleri değiştirmek için her 8 ila 12 haftada bir enjeksiyonlara ihtiyaç duyuyor. Buna rağmen, birçok kişi zayıflatıcı semptomlar yaşamaya devam ediyor veya tedavilerinin yeterli olmadığı için semptomlarının bir sonraki programlanan enjeksiyondan önce geri döndüğünü deneyimliyor

Bu yönüyle de, hem halkın hem de sağlık çalışanlarının B12’nin yetersiz seviyelerinden kaynaklanan semptomlar hakkındaki farkındalıklarını arttırmaları, böylece durumun uzun vadeli hasarlar meydana gelmeden önce teşhis edilebilmesi önemlidir


Yorum Yap